4 Mart 2018 Pazar

TÜRKER İNANOĞLU İLE ALEV CİMİN GÜRSOY BULUŞMASI


Yüzlerce filme, diziye, programa yönetmen ve yapımcı olarak imza atan bir isim Türker İnanoğlu...  Alev Cimin Gürsoy, 82 yaşındaki usta sinemacı ile buluşup, hem nostalji yapmış hem de harika bir röportaj. Tamamını www.posta.com.tr 'den okuyabilirsiniz. 


Yeşilçam’ın usta isimlerinden birisiniz. Peki o devir geçti bitti mi sizce? 

Yeşilçam’ın son temsilcisiyim. Öldüğüm gün Yeşilçam bitecek. Yeşilçam’da o filmlere hayat veren arkadaşlarımın hepsi gitti. Bir kısmı işi bıraktı gitti, çoğu vefat etti gitti.

Yeşilçam’ın sırrı neydi? 


Yeşilçam’ın karakterleri vardı. Hulusi Kentmen, Vahi Öz, Öztürk Serengil, Turgut Özatay, Kadir Savun, Suphi Kaner, Necdet Tosun, Hüseyin Baradan, Mürüvvet Sim, Adile Naşit... Şimdi onların yerine koyacağınız bir tane artist gösterin...



Size ‘Bay Sinema’ diyorlar. Siz kendinize ne diyorsunuz? 

‘Sinemasever’ diyorum, sinemaya da ‘aşk’ diyorum. 62 sene boyunca doğru dürüst tatil yapmadım. Tatile gittiğim zaman bile bir elim sürekli telefonda, kafamın bir kısmı burada olurdu.




''Arka Sokaklar'' dizisi yıllardır reytinglerde bir numara. Sırrı ne? 

Türk halkı ne istiyor, neyi seviyor bunu biliyoruz. Gerçeklerden uzaklaşmıyoruz. Artık aileden biri oldu dizideki her isim.

İşin sırrı halkın nabzını iyi tutmak mı? 

Evet. Türk halkını çok iyi tanıdığım için Turgut Özal beni buldu ve ‘İcraatın İçinden’ programını yaptırdı. 1985-86 yıllarıydı. Bugünkü filmler diziler sabun köpüğü gibi eriyip gidiyor. Sizin eserleriniz unutulmuyor, neden? Çünkü ruh vardı, emek vardı, iyi ekipler vardı. Ayrıca imkânlar kısıtlıydı, yokluk vardı. Yoktan var etmek vardı.




Onlarca yıldız yarattınız. Türkan Şoray bile “Benim var olma nedenim Türker Bey’dir” diyor... 

Yeteneği görmek bende altıncı his. Boy postan önce karaktere ve hevese bakardım. Bu işe girmeden önce de çok film seyrederdim, bilhassa Amerikan filmlerini... Bir iş tutar mı tutmaz mı yüzde 60-70 oranında anlarım.

Yarattığınız yıldızların hepsi bunu taşıyabildi mi? 

Taşıyamayanlar kayboldu gitti. Taşıyabilenler yaşadı bu sinemada.

Sinemanın dört yapraklı yoncası dışında beğendiğiniz isimler var mıydı? 

Semra Sar diye bir kız vardı. Kısa sürede koptu gitti, ne olduğunu bilmiyorum.

Birçoğu gitti, en çok kimi özlüyorsunuz? 

Hepsini. Necdet Tosun evladım gibiydi, oğlum İlker’i okula o yazdırdı. Kızım Zeynep’i okula Nevzat Okçugil hanımefendi yazdırdı. Mürevvet Sim, son saatlerinde hastanede “Türker’i bulun” demiş ama gittiğimde ölmüştü. Beni kurtarıcı gibi görüyorlardı. Gönülden bağlıydık birbirimize.

Tarık Akan’ı da erken kaybettik... 


İçimde yaradır, çok üzüldüm. 80 ihtilalinden sonra içeri alındı. Gülşen ile beni ifade vermeye çağırdılar. Valla ağladım Tarık’ı orada görünce. Çok iyi çocuktu Tarık, halk çocuğuydu.

Bugün izleyip Türkan Şoray’a, Hülya Koçyiğit’e benzettiğiniz bir isim var mı? 

Tuba Büyüküstün, Beren Saat iyi sanatçılar. Ama o dönem başkaydı. Türkan Şoray’ı halk o kadar sevdi ki ‘Sultan’ unvanını aldı. O ismi zannediyorum ki, bilhassa bayanlar taktı.




Oyuncular uzun dizi sürelerinden çok şikayetçi... 

Ben de şikayetçiyim ama karşılığında iyi paralar alıyorlar. Haftada yüz bin lira alan sanatçı var. Setteki işçiler de öyle. Bu süre bir saate indiğinde, reklam gelirleri düşecek ve alacakları para da yarıya inecek.

Cüneyt Arkın, “Beni bir proje için çağırdılar, diğer isimlerin aldığı ücretin çeyreğini bile teklif etmediler” dedi. 

Haklı. Cüneyt Arkın bir daha gelir mi dünyaya? İtalya’da Cüneyt Arkın’la ‘Yumurcak Küçük Kovboy’ filmini çektim. İlker’in de oynadığı. Sete yönetmenler, yapımcılar aktı Cüneyt’i görmek için.

0 yorum:

Yorum Gönderme